

17 yılı aşan saha ve proje deneyimim boyunca, toplam 115 MWe kurulu güce (70 MWe işletmede, 45 MWe proje aşamasında) sahip jeotermal santrallere kaynak sağlayan kuyuların jeoloji–jeofizik ve sondaj projelerinde aktif rol aldım. Bu sürecin en kritik kilometre taşlarından biri, Türkiye’nin üretim yapılabilen en sıcak jeotermal kuyusunun (308 °C) keşfine katkı sunmuş olmamdır.
Mesleki başarımın temelinde; jeoloji, jeofizik ve rezervuar mühendisliği disiplinlerini entegre eden bütüncül bir yaklaşım yer almaktadır. Bu metodoloji sayesinde, karmaşık yeraltı verilerini çok disiplinli bir bakış açısıyla yorumlayarak arama ve geliştirme risklerini minimize eden, sondaj kararlarını ise ölçülebilir ve bilimsel temellere dayanan bir çerçevede yönetmekteyim.
Arama projelerinin konsept ve tasarım aşamasından, kaynak ve rezervuar modellemesine, sondaj stratejilerinin belirlenmesinden saha geliştirme planlamasına kadar uzanan tüm kritik karar alma süreçlerinde aktif sorumluluk üstlenerek; Türkiye’nin yenilenebilir enerji portföyüne sürdürülebilir, ölçülebilir ve uzun vadeli değer üretmeyi hedefliyorum.